TEKSTİLTEK | KASIM UZUNÖZ - ÖZGEÇMİŞ | SİZİN MESAJLARINIZ. | TEKSTİL KİTAPLARI |YAZDIĞIM MAKALELER | TEKSTİL SANAT HABER | GRAMAJ VE MALİYET | BOYA BASKI | MESLEKİ YAZILAR | ANLAMLI YAZILAR | UNUTULMAYANLAR | KURSLAR VE DOKUMA DESİNATÖRLÜĞÜ

YAZDIĞIM MAKALELER

logo.gif

perspekt_f_23_sayi__pl_k_anal_z___jpeg.jpg

perspekt_f__23_sayi_sayfa_2.jpg

TEKSTİL VE BİZ
YAZAR. Kasım UZUNÖZ-2007

Dünya ticaretinde durağan bir çizginin varlığından söz etmek mümkün. Pazarda belirgin bir daralma söz konusu. Uzakdoğudan esen sert rüzgarlar, rotamızı tekrar gözden geçirmemizi gerektirmekte. Çin her alanda geliyor, sadece tekstil sektöründe değil. Çinden korkmak bir şeyi değiştirmez. Korku çözüm değildir. Buna karşılık ulusal ve uluslar arası boyutta neler yapabileceğimizi, ihracatımızı nasıl artırabileceğimizi, uzak doğudaki gelişmeler karşısında sektör ve devlet olarak, ne gibi önlemler alabileceğimizi sürekli sorgulamalıyız.
Tekstil bitti, öldü demekle sorunlar aşılamaz, ülke olarak, ileri gidebilmek için her türlü fedakârlığı yapmak mecburiyetindeyiz. Bugün herkes tekstil gitti gidiyor diyor. Asında bu ilk planda karamsar bir yaklaşım gibi görünsede sektörün kendisine çeki düzen vermesi için bir kamcılama etkisi yapıyor. Tekstile büyük kazanç beklentisiyle, işi bilen bilmeyen herkes bir anda girdi. Şimdi herkes çıkmak mı istiyor. Milyonlarca dolar yatırım yapıp makine almış, binalar dikmiş pek çok yatırımcı var. Bu da yanlış. Neden çıkalım?.
Beş nisan kararları alındığında Bursa tekstil sektöründe her şey durmuştu ve tam bir karamsarlık ve ümitsizlik hakimdi. Ben bile dokuma makinelerimi satıp, desinatörlük ofisimide kapatmıştım. Aradan fazla zaman geçmedi sektör tekrar hareketlendi ve yeni filizler vererek dirildi. Otomatik tezgah girişi arttı, desenlendirmede bilgisayarlaşmaya gidildi. Teknolojiye yatırım yapıldı. Buda şunu göstermektedir ki her sıkıntı çözüm üretir. Biz millet olarak buna yatkınız.
Çin basic mallara ağırlık veriyor. Ne yaparsak yapalım piyasayı ısıtmaya ve kavurmaya da devam edecek. Biz onlardan daha kaliteli üretimlerle, onların ulaşamadığı yerlerde varlığımızı sürdürmeliyiz. Bu nedenle pozitif düşünce ile geleceğimizi tasarlamak zorundayız. Çine mal satalım. Hatta orada mal üretip dünyaya satalım. Bizim bilgi birikimimiz varsa, sermayemiz buysa, uluslararası yatırımcı olmamızın zamanı geldi diye düşünüyorum. O halde biz de Çinde mal üreterek ülkemizde apre, boya terbiye ve baskı işlemleriyle katma değer kazandırarak satabiliriz. Tehlike algılaması olarak Çin ile kısıtlı kalmak büyük bir hatadır Hindistan, Pakistan, gibi ülkelerle rekabet edebilecek stratejiler geliştirmek zorundayız. Onların fiyatlarla rekabet etmek mümkün değildir. Biz İtalyayı örnek alıp araştırma geliştirme ve modaya yönelerek, onların elindeki işi alarak daha uzun yaşarız. Modayı yakından takip etmek, kreasyonlarımızı oluşturmak zorundayız. Yurtdışında markalaşmak zorundayız. Fason üretim modeli ile ayakta kalamayız. Ucuz iş gücüne dayanan sanayilerin ayakta kalabilmesi çok zordur. Çünkü ucuz iş gücüne dayalı sektörler çok hızlı yer değiştirir ve her zaman daha ucuz olan yer arar ve bulurlar.
Eski yaptıklarımızın, yeni düzene uyması mümkün değil. Artık kaliteye daha çok önem vermemiz gerekir. Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vermeliyiz. Hepsinden önemlisi birbirimize çelme atmamalıyız. Ondan bundan korkmak yerine bilinçli şekilde çalışarak olanak yaratmak zorundayız. İtalya, Fransa halen tekstil konusunda çalışmaya devam ediyor. Avrupada 750 bin kişi tekstil sektöründe çalışıyor. 50 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyor. Biz ise en az 3 milyon kişi çalıştırıyoruz, tekstilde tüm ihracatımız ancak 30 milyar dolar seviyelerinde.

Türkiyede tekstil konusunda çok güzel şeyler yapılıyor. Şimdi daha güzellerini, gelecekte çok daha kalitelilerini yapacak altyapıya ve donanıma da sahibiz. Desen tasarımcılarımız eskiden uzun zamanlar alan tasarımlarını şimdi çok kısa sürede üretime dönüştürebiliyor. Bursada sanayicilerin kurduğu BEGEV de uzun zamandır sektöre desinatör ve tasarımcı yetiştirilmekte. Bu kişiler işlerinde bilinçli ve ür-ge ye eğilimli olarak çalışıyorlar. Ür-ge çalışmaları ekip mantığıyla yapılmasada bu alanda ciddi bir hareketlilik yaşanmakta. Bunları yeterli görmek ise yine hatalardan biri olacaktır. Artık biz herkesten bir adım önde olmalıyız. Yeniliklerden onlardan önce haberdar olmamız lazım, kaliteyi onlardan önce yükseltmemiz lazım artık sergilediğimiz ürünleri de çeşitlendirmeli, kalitemizle globalleşen dünyada yerimizi almalıyız. Tabii ki bu oturduğumuz yerden olmaz. Çok çalışmak, araştırmak, tasarlamak ve pazarda faklılığı yakalayabilmek zorundayız.

Yönetici değil girişimci kimliğimizi ön plana çıkarmalıyız. Girişimcilik ile yöneticilik temelde bir birinden farklı olan kavramlardır. Girişimci sürekli yeni hedefler peşinde koşan, gelecekte yaşayan, risk alan, olaylardaki fırsatları yakalamaya çalışan, yenilikçi kişidir. Yönetici ise, varolan işleri en iyi yapmaya çalışan, bugünde yaşayan, fırsatlardan çok problemlere odaklanan kişidir. YAZAR. Kasım UZUNÖZ. 2007

TEKSTİL TEKNOLOJİLERİ ÇALIŞMA GRUBUNUN İLK TOPLANTISI 2-3 HAZİRAN 2007 TARİHLERİNDE DÜZENLENDİ.

Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğünce onaylanan proje çerçevesinde; Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği koordinasyonunda Bursa ile Çevresindeki ilgili kurum ve kuruluşların katılımı düşünülerek Tekstil Teknolojileri Çalışma Gurubu oluşturulmuştur.

Bu Çalışma Grubunun amacı; Bursada Tekstil firmalarının yenilikçi teknik tekstil ürünleri üretmelerinin sağlanması ve moda markaya yönelik katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi için başta UİB üyeleri olmak üzere, Bursa ve çevredeki tüm tekstil işletmelerinin dağınık Ar-Ge faaliyetlerini Çalışma Gruplarının belirleyeceği konulara odaklamak ve yönlendirmektir

Söz konusu Çalışma Grubu bünyesinde 6 Alan Çalışma Grubu oluşturulmuştur. Bunlar;

1. Tekstil Sektöründe Eğitim, ve AR-GE (EA) Çalışma Grubu
2. Lif ve İplik sektöründe Yeni Teknolojiler (YT) Çalışma Grubu
3. Kumaş Sektöründe Yeni Teknolojiler (YT) Çalışma Grubu
4. Terbiye İşlemleri Sektöründe Yeni Teknolojiler (YT) Çalışma Grubu
5. Tekstil Sektöründe Tanıtım, Pazarlama ve Dağıtım (TPD) Çalışma Grubu
6. Tekstil Sektöründe Tasarım ve Yenilik (TY) Çalışma Grubu


Her alan grubunda yılda en az 2 kez çalışma toplantısı öngörülmekte olup, 2023 vizyonu için Araştırma Planı hazırlanacaktır. Bu toplantılar 2007 Haziran Temmuz aylarında gerçekleştirilecektir.

Bu toplantıların ilki, sanayici ve akademisyenlerimizin katkılarıyla 2-3 Haziran 2007 tarihlerinde Tekstil Sektöründe Eğitim ve AR-GE Alan Çalışma Grubunda Uludağ İhracatçı Birliklerinde gerçekleştirilmiştir. Toplantının açılışında Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim BURKAY bir konuşma yapmış ve bu oluşumun bir çok sorunla boğuşan tekstil sektöründe yeni açılımlar getireceğinden dolayı çok önemli olduğunu ve bu tür çalışmaların gelişmiş ülkelerde çok önceden başlatıldığını belirterek daha fazla çalışılması gerektiğini ifade etmiştir. Çalışma Grubu Başkanı Uludağ Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf ULCAY, kısaca Çalışma Grubunun yapısından ve ilkelerinden bahsederek yurtdışındaki benzer yapılanmalar hakkında katılımcılara kısa bir bilgi vermiştir. TÜBİTAK BUTAL Müdürü Prof. Dr. Şeref GÜÇER ve KORTEKS AR-GE Departmanı Müdürü Mutlu SEZEN AR-GE hakkında bir sunum yaptılar, Toplantı Moderatörü Devlet Planlama Teşkilatında Daire Başkanlığı görevinde bulunan Niyazi İLTER, iki gün içinde yapılacak çalışmaların metodu hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra toplantıya geçmiştir.


Toplantının ilk gününde katılımcılar, tekstil sektöründe eğitim ve arge konusunda SWOT analizi yaparak bu alanın zayıf ve güçlü yanları ile önerilerini belirlemişlerdir. Daha sonra katılımcılar 5 gruba ayrılarak her grup belirli konulardaki hedeflerini belirlemişlerdir. Toplantının ikinci gününde ise bu 5 grup bir önceki gün belirledikleri hedefler doğrultusunda yapılacak faaliyetlerini belirlemişlerdir. En son olarak bütün gruplar tekrar bir araya gelerek her gruptan bir temsilci kendi grubunun hedeflerini, öngördükleri faaliyetleri katılımcılara sunmuşlardır.

Yapılan bütün çalışmalar daha sonra çalışma grubu sekreterya ve koordinasyon görevini yürüten Uludağ İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği Arge Mevzuat Şubesi tarafından derlenip, rapor haline getirilerek grup üyelerine sunulacaktır.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

BUSİAD VE BEGEVDEN SANAYİCİYE NİTELİKLİ İŞGÜCÜ DESTEĞİ

Bursa, dolayısıyla Türkiye ekonomisine büyük katma değer sağlayan, üyeleriyle sivil ekonomik toplumun güç birliğinin ifadesi olan Bursa Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (BUSİAD) ve Bursa Eğitim Geliştirme Vakfı (BEGEV) ortaklığı ile uygulanan Bursa Sanayisi İşgücü İhtiyaçlarına Yönelik Meslek Eğitimi projesi başarı ile tamamlandı.

11 Nisan 2005 tarihinde başlayan ve AB Aktif İşgücü Programları çerçevesinde hazırlanan Türkiye İş Kurumu tarafından alınan fonlarla gerçekleşen bu proje vasıtası ile 145 öğrenci sanayinin işgücü ihtiyaçlarına yönelik farklı alanlarda eğitim görmüş ve kalifiye işgücü haline gelmiştir.

Belgelendirme töreninde BUSİAD ve BEGEV Yönetim Kurulu Üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile projeye destek veren kurum ve kuruluş temsilcileri bulundu.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Bursa Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova ; Sanayicilerin en önemli sıkıntılarından bir tanesi olan; kalifiye işgücü eksikliğine yönelik böyle önemli bir projenin içerisinde olmaktan ve gittikçe zorlaşan şartlara rağmen üretmeye devam eden sanayicilere bu ölçüde bir katkı yapmaktan mutluluk duyuyoruz dedi.
Proje kapsamında 36 sı ARMÜRLÜ VE JAKARLI DOKUMA KUMAŞ DESİNATÖRÜ olmak üzere çeşitli mesleklerde 145 kişi belgelendirildi.

site_kas_m_begev_dip_t_reni_busiad.jpg

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
ÜİB.1.MODA GÜNLERİ

Tekstilin başkenti Bursa, modanın da başkenti olma yolunda önemli bir adım attı.

Uludağ İhracatçılar Birliği'nin 20. kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen '1. Moda ve Tasarım Günleri', ünlü tasarımcılarla Bursalılar'ı bir araya getirdi.
Tasarımcıları, endüstrisi ve özel sektör işbirliğini hayata geçirmeyi hedefleyen etkinlikte söz alan alanında uzman konuşmacılar, Türkiye'nin uluslararası tekstil alanındaki varlığının, moda ve tasarımından geçtiğine bir kez daha dikkati çekti.
Uludağ İhracatçılar Birliği'nin (UİB), 20. kuruluş yıldönümü kapsamında düzenlenen '1. Moda ve Tasarım Günleri', Türkiye'nin uluslararası tekstil pazarındaki geleceğinin, moda tasarımından geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Tekstilin başkenti unvanını taşıyan Bursa'yı, modanın da başkenti olmaya aday çerçevede düzenlenen etkinlik, katılımın yüksekliğiyle dikkati çekti.
Bahar Korçan'dan Hatice Gökçe'ye, Nejla Güvenç'ten Özlem Süer'e, Ümit Ünal'dan Concordia B.V. Marka Yönetimi ve Ürün Geliştirme Danışmanı Mariam Jalabi'ye kadar, moda dünyasının pek çok ünlü ismini bir araya getiren '1. Moda Tasarım Günleri', katılımcı profilindeki genç yüzlerin yoğunluğuyla, 'moda tasarımı' kavramının, parlak bir geleceğe sahip olduğunu ortaya koydu.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEKSTİL
Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe sürdürülebilir ihracatın moda ve tasarımla şekil bulacağını belirten UİB Genel Sekreteri İbrahim Okur, Türkiye'nin moda üreten, dünya trendlerine yön veren bir ülke olarak küresel dünyada yerini alacağına inandığını söyledi. 1. Moda ve Tasarım Günleri ile kamuoyunun dikkatini Bursa'da faaliyet gösteren hazır giyim ve konfeksiyon sektörüne çekmeyi hedeflediklerini belirten Okur, "Bunun yanısıra; Bursa'daki hazır giyim ve konfeksiyon sanayicilerini de moda ve tasarıma yöneltmek bir diğer hedefimiz. Amacımız, İstanbul'dan sonra Bursa'nın da 'moda ve tasarım merkezi' haline gelmesidir" diye konuştu. 20. kuruluş yıllarını kutladıkları 2007'de, ihracat hedeflerini, 20 milyar dolar olarak belirlediklerine dikkat çeken Okur, 20 Mart 2007 itibarıyla, UİB'den yapılan ihracatın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 oranında artış gösterdiğini, bunun da 20 milyar dolarlık hedefe, emin adımlarla ilerlediklerinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
HIZLI MODA TRENDİ
Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Şankaya ise Türk tekstil sektörünün, teknoloji, insan gücü ve hammadde çeşitliliği açısından güçlü bir altyapıya sahip olduğunu söyledi.
Son dönemlerde artış gösteren, hızlı moda trendinin, Türk tekstilinin gücünü daha da öne çıkardığını belirten Şankaya, "Sektör olarak dışarıya bağımlı değiliz. İpliğimiz, kumaşımız, konfeksiyon işçiliğimiz, baskımız, nakışımız ve aksesuarımız da dahil olmak üzere ihtiyacımız olan herşey ülkemizde mevcut. Bunları, hızlı lojistik altyapımızla, rakiplerimizden daha çabuk sunma şansımız var. Bu yüzden Rusya ve Avrupa pazarında büyümeyi hedefleyen birçok ünlü marka, son iki yıldır bu bölgelere yakınlığından dolayı Türkiye'de ofis açıyor ve Türk hazır giyim firmalarıyla çalışmak istiyor" diye konuştu. Türkiye'nin tekstil ve konfeksiyon alanlarındaki pozisyonunu güçlendirerek koruyabilmesinin, marka ve tasarım yaratmaya bağlı olduğunu ifade eden Şankaya, özellikle hazır giyim sektörünün, Çin karşısındaki pozisyonunu güçlendirebilmesi için de bunun gerekli olduğunu vurguladı.
Türkiye'de birçok tekstil firmasının, bünyesinde tasarım bölümü açmaya, ya da dışarıdan profesyonel moda tasarımcılarıyla çalışmaya başladığına dikkat çeken Şankaya, "Amaç, müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkararak, üretimin sürekliliğini sağlamak. Çin'in yarattığı dalgalanma Türk tekstil sektörünün kabuğunu değiştiren bir dönüm noktası oldu ve Türkiye'nin dünya sektöründeki yerini 2. ligden 1. lige çıkarmak için bir fırsat yarattı" dedi.
MODANIN GÜCÜ
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği (İHKİB) Başkanı Süleyman Orakçıoğlu da sektörün üretim gücünün, moda tasarımından geçtiğini söyledi.
Moda tasarımcısının, Türkiye'nin uluslararası arenada tanıtımını sağlayan bir işlevi de ortaya koyduğunu belirten Orakçıoğlu, "Dünyanın dikkatini çekmeyi başardık. Dünya bizi konuşmaya başladı. İHKİB olarak, 15 yıl önce tasarıma yaptığımız yatırımın karşılığını alma sürecine girdik" diye konuştu.
BURSA'DA DOĞDU
SULTANHAMAM'DA GELİŞTİ
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı ise tekstil tasarımının Bursa'da doğduğunu, Sultanhamam'da geliştiğini vurguladı.
Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) kabulü ve tekstildeki kotaların kaldırılmasıyla, sektör içi ve dışından pek çok kimsenin, 'Türkiye için tekstilde deniz bitti' yorumunda bulunduğunu hatırlatan Satıcı, "Yorumların aksine, bugün, tekstilde yüzde 30'lara varan büyüme oranlarına ulaştık. Bu, sektörün kabuk değiştirdiğini, dünyadaki gelişmeleri iyi okuduğunu ve stratejisini de ona göre belirlediğini ortaya koyuyor. Sektör artık, moda üretme sürecine girmiştir. Moda üretimi, bir yerde, moda tüketiminden geçiyor. Modacılarımızın tasarımlarını tüketerek, yeni tasarım ve uygulamaların önünü açmalıyız" diye konuştu.
İhracat Genel Müdürü Ali Boğa ise birinci 3 yıllık stratejik planda, sektörün sürdürülebilir ihracatını sağlamaya dönük projelere imza attıklarını, 2007-2009 dönemini kapsayan ikinci 3 yıllık strateji planında ise sürdürülebilir rekabetçi yapıyı ortaya koyabilmenin çalışmalarında bulunacaklarını söyledi.
Concordia B.V. Hollanda'nın Türkiye'deki tanıtım ve uygulama hizmetleri temsilcisi Alev Ozgan da Concordia B.V'nin 'Carlin 2008 Impulses' sunumunu gerçekleştirdi.
MODA VE TASARIM PANELİ
Açılış konuşmalarının ardından, 'Moda ve Tasarım Paneli'ne geçildi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Fakültesi Tekstil Teknoloji Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Özipek'in yönetimindeki panele; Moda Tasarımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Korçan, Moda Tasarımcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Gökçe, Moda Tasarımcılar Derneği Üyesi Nejla Güvenç ile Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özer konuşmacı olarak katıldı.
Tasarımcı ve sanayici işbirliğinin önemine dikkat çeken İTÜ Makine Fakültesi Tekstil Teknoloji Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Özipek, sanayinin isteklerine yanıt veren bir tasarımcının, sanayiyi daha ileriye götürecek adımların atılmasına da katkı sağlayacağını söyledi.
Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arif Özer ise tasarımcı olmadan markalaşmanın sağlanamayacağını belirterek, tasarımcıların sanayicilerle buluşturulması gerektiğine işaret etti.
Moda tasarımı eğitimine önem verilmesinin gerekliliğine dikkat çeken Özer, "Bursa iş dünyasının ortak sinerjisiyle oluşumuna gittiğimiz BEGEV, bu konuda önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Ancak, bu konuda atılan adımlar daha da sıklaştırılmalı. Kurulacak bir moda tasarımı okulu ve üniversitede açılacak moda tasarımı bölümüyle, yeni tasarımcıların önü açılmalı" dedi.
ÇİN'DEN İYİYİZ
Moda Tasarımcılar Derneği Üyesi Nejla Güvenç de Çin'in üretimden sonra tasarımda da iddiasını ortaya koyduğunu belirterek, "Diğer Çinler ise sırada. Ancak biz, yaşama verdiğimiz önem ve değerle onlardan daha ileri konumdayız. Yeşim Tekstil'in çevre dostu ve insan sağlığını önceleyen doğal ürünleri örnek oluşturacak nitelikte" dedi.
Moda Tasarımcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Gökçe ise 7 tasarımcının biraraya gelerek 12 Nisan'da kurduğu derneğin büyük bir moda hareketi olduğunu söyledi.
Moda Tasarımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Korçan ise tasarımcı isteyen doğru tasarımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Tasarımcı, sektörle beraber yürünebileceğini yeni anladı. Dernek olarak, tasarımda yeni ve özgün ürünlerin, tasarımcı-sanayici buluşmasıyla hayat bulacağına inanıyoruz" dedi.

kauz@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın